Yıllarca Devletimi Sanatımla Temsil Ettim… Ama Hayat Bana En Büyük Sınavı Anne Olarak Yaşattı.
SAFİYE SOYMAN
1. Yıllardır Türkiye’nin en büyük sahnelerinde yer aldınız... kariyerinizi nasıl tanımlıyorsunuz?
Ben hayatım boyunca bu ülkenin en özel sahnelerinde bulunmuş, sanatını her zaman büyük bir saygıyla icra etmiş bir insan oldum. Yıllarca Türkiye’nin en önemli gecelerinde, devlet büyüklerimizin olduğu organizasyonlarda sahne aldım ve sanatımla ülkemi temsil etmenin gururunu yaşadım. Kolay gelmedi elbette. Çok çalıştım, çok emek verdim, sabrettim ve her zaman işime büyük saygı duydum. Bugün geriye baktığımda arkamda gerçekten güçlü ve dolu dolu yaşanmış bir sanat hayatı görüyorum.
2. Assolist dönemleriyle bugünü nasıl kıyaslıyorsunuz?
Bizim dönemimizde sanatçı olmak çok ciddi bir sorumluluktu. Sahneye çıkmadan önce aylarca hazırlanır, repertuvarınıza ve sahne duruşunuza kadar her detaya önem verirdiniz. Şimdi ise her şey çok hızlı yaşanıyor ve insanlar kolay tanınabiliyor. Ama gerçek sanatçı olmak sadece görünmek değildir, kalıcı olabilmektir.
3. Zirvede kalmanın sırrınız nedir?
Ben hiçbir zaman kendimden farklı biri olmadım. İnsanlar beni yıllardır televizyonda da sahnede de günlük hayatımda da aynı kişi olarak gördü. Çünkü ben gerçekten samimi bir insanım ve insanlarla arama hiçbir zaman mesafe koymadım. Sanırım insanların sevgisinin temelinde de bu samimiyet var.
4. Sizce gerçek sanatçı kimdir?
Gerçek sanatçı sadece sesi güzel olan kişi değildir. Gerçek sanatçı yıllar geçse bile insanların kalbinde yaşamaya devam eden kişidir. Sanat emek ister, disiplin ister ve hayatınızı buna adamanız gerekir. Şöhret geçicidir ama sanat sonsuzdur.
5. Hayat size en büyük sınavı nerede verdi?
Hayat bana en büyük sınavı annelikte verdi. Oğlum Harun’un hastalık süreci ve sonrasında yaşadığım kayıp hayatımın en ağır dönemiydi. Bir anne için evladının acısını görmek ve çaresizlik hissetmek dünyadaki en zor duygulardan biri. Benim içimde hiçbir zaman kapanmayacak bir yara bıraktı.
6. Harun’un yaşadığı süreç sizi nasıl değiştirdi?
İnsan bazı acılardan sonra aynı kişi olarak devam edemiyor. Ben o süreçte hayatın aslında ne kadar kısa olduğunu öğrendim. Daha sabırlı biri oldum ve insan ilişkilerine farklı bakmayı öğrendim. Hayat beni en çok o dönem değiştirdi diyebilirim.
7. Gücünüzü nereden alıyorsunuz?
Hayat size iki seçenek sunuyor; ya yıkılıp kalırsınız ya da ayağa kalkarsınız. Ben acılarımla yaşamayı öğrendim ama hayata küsmedim. Güçlü durmaya çalıştım çünkü etrafımdaki insanlara da iyi gelmek istedim. Belki bugün gördüğünüz güç biraz da yaşadığım büyük acılardan geliyor.
8. Seda Sayan ile dostluğunuzu özel yapan nedir?
Seda benim hayatımda çok özel bir yerde duran insanlardan biri. Bizim dostluğumuz hayatın içinde sınanmış ve yıllar içinde güçlenmiş gerçek bir bağ. Birbirimizin iyi günlerinde de zor zamanlarında da yanında olduk. Aramızdaki bağ tamamen güvene ve sevgiye dayanıyor.
9. Sanat dünyasında gerçek dostluk kaldı mı?
Açık konuşmak gerekirse eskisi kadar yok diyebilirim. Bu sektör bazen insanların gerçek yüzünü çok hızlı gösteriyor. Çıkar ilişkileri fazla olabiliyor. Ama gerçek dostluklar zamana dayanır ve yıllar geçtikçe daha da güçlenir.
10. Unutamadığınız insanlar oldu mu?
Tabii ki oldu. Bu kadar uzun yıllar sektörün içinde olduğunuzda hayatınıza çok kıymetli insanlar giriyor. Bazıları gerçekten kalbinizde iz bırakıyor. Ben dostluklara her zaman çok önem verdim çünkü en büyük zenginliğin güvenebileceğiniz insanlar olduğunu düşünüyorum.
11. Faik Öztürk ile ilişkinizin sırrı nedir?
Bence her şeyden önce saygı. Bir ilişki sadece aşk üzerine kurulursa bir noktada yorulabilir ama dostluk varsa ilişki çok daha sağlam olur. Biz birbirimizi sadece sevgili değil hayat arkadaşı olarak görüyoruz. Bizi bugüne getiren şey birbirimize duyduğumuz saygı oldu.
12. Günümüz ilişkileri neden kısa sürüyor?
İnsanlar artık çok sabırsız. En küçük problemde çözüm aramak yerine vazgeçmeyi seçiyorlar. Oysa sevgi emek ister, zaman ister ve fedakârlık ister. Bana göre en büyük eksik sabır ve anlayış.
13. Bugün aşk sizin için ne ifade ediyor?
Aşk artık benim için sadece heyecan demek değil. İnsan belli bir yaşa geldikten sonra huzurun ve güvenin çok daha önemli olduğunu anlıyor. Yanınızda kendiniz gibi olabildiğiniz biri varsa gerçek sevgi zaten orada başlıyor. Gerçek sevgi zaman geçtikçe daha anlamlı hale geliyor.
14. Güçlü kadın olmak sizin için ne demek?
Güçlü kadın olmak hayat sizi kaç kere düşürürse düşürsün tekrar ayağa kalkabilmek demek. Kadın zaten yaratılışı gereği çok güçlü ama bazen bunu unutuyor. Kadının kendi ayakları üzerinde durabilmesi en büyük özgürlüklerden biri. Güçlü olmak bazen sessizce mücadele etmeyi bilmektir.
15. Aynaya baktığınızda nasıl bir Safiye Soyman görüyorsunuz?
Ben aynaya baktığımda mücadele etmiş bir kadın görüyorum. Hayatın hem en güzel hem en zor taraflarını yaşamış ama kalbini kaybetmemiş bir kadın görüyorum. Çok şey öğrendim, büyük acılar yaşadım ama hayata küsmemeyi seçtim. En büyük gururum insan sevgimi kaybetmemiş olmak.
SAFİYE SOYMAN
1. Yıllardır Türkiye’nin en büyük sahnelerinde yer aldınız... kariyerinizi nasıl tanımlıyorsunuz?
Ben hayatım boyunca bu ülkenin en özel sahnelerinde bulunmuş, sanatını her zaman büyük bir saygıyla icra etmiş bir insan oldum. Yıllarca Türkiye’nin en önemli gecelerinde, devlet büyüklerimizin olduğu organizasyonlarda sahne aldım ve sanatımla ülkemi temsil etmenin gururunu yaşadım. Kolay gelmedi elbette. Çok çalıştım, çok emek verdim, sabrettim ve her zaman işime büyük saygı duydum. Bugün geriye baktığımda arkamda gerçekten güçlü ve dolu dolu yaşanmış bir sanat hayatı görüyorum.

2. Assolist dönemleriyle bugünü nasıl kıyaslıyorsunuz?
Bizim dönemimizde sanatçı olmak çok ciddi bir sorumluluktu. Sahneye çıkmadan önce aylarca hazırlanır, repertuvarınıza ve sahne duruşunuza kadar her detaya önem verirdiniz. Şimdi ise her şey çok hızlı yaşanıyor ve insanlar kolay tanınabiliyor. Ama gerçek sanatçı olmak sadece görünmek değildir, kalıcı olabilmektir.

3. Zirvede kalmanın sırrınız nedir?
Ben hiçbir zaman kendimden farklı biri olmadım. İnsanlar beni yıllardır televizyonda da sahnede de günlük hayatımda da aynı kişi olarak gördü. Çünkü ben gerçekten samimi bir insanım ve insanlarla arama hiçbir zaman mesafe koymadım. Sanırım insanların sevgisinin temelinde de bu samimiyet var.

4. Sizce gerçek sanatçı kimdir?
Gerçek sanatçı sadece sesi güzel olan kişi değildir. Gerçek sanatçı yıllar geçse bile insanların kalbinde yaşamaya devam eden kişidir. Sanat emek ister, disiplin ister ve hayatınızı buna adamanız gerekir. Şöhret geçicidir ama sanat sonsuzdur.

5. Hayat size en büyük sınavı nerede verdi?
Hayat bana en büyük sınavı annelikte verdi. Oğlum Harun’un hastalık süreci ve sonrasında yaşadığım kayıp hayatımın en ağır dönemiydi. Bir anne için evladının acısını görmek ve çaresizlik hissetmek dünyadaki en zor duygulardan biri. Benim içimde hiçbir zaman kapanmayacak bir yara bıraktı.

6. Harun’un yaşadığı süreç sizi nasıl değiştirdi?
İnsan bazı acılardan sonra aynı kişi olarak devam edemiyor. Ben o süreçte hayatın aslında ne kadar kısa olduğunu öğrendim. Daha sabırlı biri oldum ve insan ilişkilerine farklı bakmayı öğrendim. Hayat beni en çok o dönem değiştirdi diyebilirim.

7. Gücünüzü nereden alıyorsunuz?
Hayat size iki seçenek sunuyor; ya yıkılıp kalırsınız ya da ayağa kalkarsınız. Ben acılarımla yaşamayı öğrendim ama hayata küsmedim. Güçlü durmaya çalıştım çünkü etrafımdaki insanlara da iyi gelmek istedim. Belki bugün gördüğünüz güç biraz da yaşadığım büyük acılardan geliyor.

8. Seda Sayan ile dostluğunuzu özel yapan nedir?
Seda benim hayatımda çok özel bir yerde duran insanlardan biri. Bizim dostluğumuz hayatın içinde sınanmış ve yıllar içinde güçlenmiş gerçek bir bağ. Birbirimizin iyi günlerinde de zor zamanlarında da yanında olduk. Aramızdaki bağ tamamen güvene ve sevgiye dayanıyor.

9. Sanat dünyasında gerçek dostluk kaldı mı?
Açık konuşmak gerekirse eskisi kadar yok diyebilirim. Bu sektör bazen insanların gerçek yüzünü çok hızlı gösteriyor. Çıkar ilişkileri fazla olabiliyor. Ama gerçek dostluklar zamana dayanır ve yıllar geçtikçe daha da güçlenir.

10. Unutamadığınız insanlar oldu mu?
Tabii ki oldu. Bu kadar uzun yıllar sektörün içinde olduğunuzda hayatınıza çok kıymetli insanlar giriyor. Bazıları gerçekten kalbinizde iz bırakıyor. Ben dostluklara her zaman çok önem verdim çünkü en büyük zenginliğin güvenebileceğiniz insanlar olduğunu düşünüyorum.

11. Faik Öztürk ile ilişkinizin sırrı nedir?
Bence her şeyden önce saygı. Bir ilişki sadece aşk üzerine kurulursa bir noktada yorulabilir ama dostluk varsa ilişki çok daha sağlam olur. Biz birbirimizi sadece sevgili değil hayat arkadaşı olarak görüyoruz. Bizi bugüne getiren şey birbirimize duyduğumuz saygı oldu.

12. Günümüz ilişkileri neden kısa sürüyor?
İnsanlar artık çok sabırsız. En küçük problemde çözüm aramak yerine vazgeçmeyi seçiyorlar. Oysa sevgi emek ister, zaman ister ve fedakârlık ister. Bana göre en büyük eksik sabır ve anlayış.
13. Bugün aşk sizin için ne ifade ediyor?
Aşk artık benim için sadece heyecan demek değil. İnsan belli bir yaşa geldikten sonra huzurun ve güvenin çok daha önemli olduğunu anlıyor. Yanınızda kendiniz gibi olabildiğiniz biri varsa gerçek sevgi zaten orada başlıyor. Gerçek sevgi zaman geçtikçe daha anlamlı hale geliyor.

14. Güçlü kadın olmak sizin için ne demek?
Güçlü kadın olmak hayat sizi kaç kere düşürürse düşürsün tekrar ayağa kalkabilmek demek. Kadın zaten yaratılışı gereği çok güçlü ama bazen bunu unutuyor. Kadının kendi ayakları üzerinde durabilmesi en büyük özgürlüklerden biri. Güçlü olmak bazen sessizce mücadele etmeyi bilmektir.

15. Aynaya baktığınızda nasıl bir Safiye Soyman görüyorsunuz?
Ben aynaya baktığımda mücadele etmiş bir kadın görüyorum. Hayatın hem en güzel hem en zor taraflarını yaşamış ama kalbini kaybetmemiş bir kadın görüyorum. Çok şey öğrendim, büyük acılar yaşadım ama hayata küsmemeyi seçtim. En büyük gururum insan sevgimi kaybetmemiş olmak.




